Üye Girişi Şifremi Unuttum Üye Ol Foto Galerisi Video Galerisi İletişim

GY - GK Notları


KPSS Eğitim Bilimleri


MEB AKS


Öğretmen Dökümanları


Müdür - Müdür Yardımcılığı


T.C İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 4

21 Şubat 2018

A-Zararlı Cemiyetler:

a)Azınlıklar Tarafından Kurulan Cemiyetler:

Azınlık cemiyetlerini Anadolu da yaşayan Rum, Ermeni ve Museviler kurmuşlardır. Bu cemiyetlerin bazıları 19.yy dan beri faaliyet göstermekteydi. Bazıları ise Mondros ateşkesinden sonra kurulmuşlardır. 


Rum ve Yunan Cemiyetleri:

Mavri Mira (Kara Gün) Cemiyeti: Bu cemiyet İstanbul’daki Fener Rum patriği liderliğinde kurulmuştur. Kuruluş amacı batı Anadolu, İstanbul ve Trakya’yı Yunanistan’a katarak tarihi Bizans devletini tekrar kurmaktı. Azınlık örgütlerinin en etkilisidir. Bu örgütün alt kolları olarak; Yunan Kızılhaç’ı, Rum okulları izcilik cemiyeti, Yunan göçmenler cemiyeti ve Kordos cemiyetleri faaliyet göstermiştir. Mavri Mira ve kendisine bağlı Rum örgütleri Anadolu ve Trakya’yı işgal eden Yunan ordusu ile işbirliği yapmışlardır. Türk ve Müslüman halkı göçe ettirmeye yönelik eylemler düzenlemişlerdir. 

Rum Pontus Cemiyeti: İnebolu’dan Batum’a kadar uzanan doğu Karadeniz bölgesinde Rum Pontus devleti kurmayı amaçlayan bir örgüttür. Mavri Mira ve Etnik-i Eterya adlı Yunan –Rum örgütleri ile ortak faaliyet göstermişlerdir. Bölgede 1923 yılına kadar kanlı olaylar tertiplemişlerdir. Bunların çıkarttıkları isyanlar1923 yılında tamamen bastırılmıştır. 

Etnik-i Eterya Cemiyeti: bağımsız Yunanistan’ın kurulması amacıyla 1814 tarihinde Odesa da kurulmuş tarihi Yunan örgütüdür. Mondros ateşkesinden sonra Bizans’ın tekrar kurulması (Meğalo idea) için faaliyete geçmiştir. 


Ermeni Cemiyetleri:

Ermeniler Berlin anlaşmasından sonra bağımsız Ermenistan devleti kurmak için Hınçak ve Taşnak adlı örgütleri kurmuşlardı. Bu örgütler Mondros’tan sonra güney Kafkasya da bağımsız Ermenistan devletini kurdular. Doğu ve Güney Anadolu’yu Ermenistan’a katmak için siyasi ve askeri faaliyetler yürüttüler. Fransa ile işbirliği yaparak Adana, Antep, Maraş illerinde Türk halka karşı saldırılar düzenlediler. Ermeni Patriği Zaven oluşturduğu örgüt aracılığı ile doğu ve güney Anadolu’nun Ermenilere verilmesi için Avrupa da siyasi faaliyetler yürüttü. Paris barış konferansına katılarak Ermeni isteklerini dile getirdi. 



Musevi örgütleri:

Türkiye’deki Museviler Osmanlı devletinin çökmesinden yararlanarak Filistin de bağımsız bir devlet kurmak için Alyans İsrailit ve Makabi adlı örgütleri kurdular. Museviler Osmanlı devletinin çökertilmesi için Hıristiyan azınlıklarla işbirliği yapmayı gerekli gördüler. Museviler padişah II.Abdülhamit’e Osmanlı devletinin bütün dış borçlarının Museviler tarafından ödenmesi karşılığında kendilerine Filistin’den toprak verilmesi teklifinde bulunmuşlardı. Bu teklifleri kabul edilmemişti. Museviler Mondros’tan sonra Osmanlı devletinin içerisine düştüğü zor durumdan yararlanarak Filistin de devlet kurmak için harekete geçtiler. Türkiye de kurdukları örgütlerle tüm dünyadaki Yahudi örgütleri ile ortak hareket ettiler. 


b)Milli Varlığa Düşman Cemiyetler: 

İngiliz Muhipler (Dostları) Cemiyeti: Osmanlı devletinin kurtuluşunu İngiliz himayesine girmekte görenlerce kurulmuştur. İleri gelen önderleri; Sait Molla ve Rahip Fru’dur. Bu örgüt Osmanlı saltanatı ile İngiliz devleti arasında dostluğu geliştirmek ve Osmanlı devletini İngiliz himayesine girdirmeyi amaçlamışlardır. Sadrazam damat Ferit paşa gibi yüksek rütbeli devlet adamları bu örgütü desteklemiştir. İngiliz muhipler cemiyeti milli mücadele hareketine önemli zararlar vermiştir. Bunlara göre Osmanlı devleti tek başına varlığını koruyamazdı. Devletin topraklarının tamamen parçalanmasını önlemenin tek yolu dünyanın en güçlü devleti olan İngiltere’nin himayesine girmekti.



Wilson Prensipleri Cemiyetleri: Bu cemiyet ülkenin kurtuluşunu ABD himayesine (mandasına) girmekte gören aydınlar tarafından İstanbul’da kurulmuştur. Önemli liderleri Celal Nuri, Halide Edip, Refik Halit, Ahmet Emindir. Bu aydınlar Wilson ilkelerini ülkenin kurtuluşu için temel dayanak olarak görüyorlardı. Osmanlı devleti I.Dünya savaşında askeri ve ekonomik gücünü kaybetmişti. Savaştan sonra orduları dağıtılmıştı. Ağır bir dış borcu vardı. Bu olumsuzluklar devletin tek başına varlığını koruyamayacağını gösteriyordu. Tamamen dağılmayı önlemek için belirli bir süre bir büyük gücün himayesine girilmeliydi. ABD ile Osmanlı devleti arasında tarihi düşmanlık yoktu. ABD I.Dünya savaşında gücünü de ispat etmişti. ABD mandasına girilirse ülkeye teknoloji ve zenginlik gelecekti. Himayesi altına girilmesi gereken devlet İngiltere değil, ABD olmalıydı. 

UYARI: İngiliz muhipler cemiyeti ve Wilson prensipleri cemiyetleri bir başka devletin himayesine girmeyi savunmaları yönü ile birbirlerine benzerler. Tam bağımsızlık duygusundan uzaktırlar. Bu örgütleri kuranlar halktan kopuk aydınlar olduğu için bütün güç kaynağının millet olduğu gerçeğini anlayamamışlardır. İtilaf devletlerinin sömürü düzenini devam ettirmeyi amaçlayan Manda fikrinin gerçek manasını anlayamamışlardır. Wilson prensipleri cemiyetini kuran aydınlar Sivas kongresinden sonra hatalı düşüncelerinden dönerek milli mücadeleye katılmışlardır. İngiliz muhipler cemiyeti, kurtuluş savaşının sonuna kadar; ulusal bilinci zayıflatma, halkı TBMM karşı isyana sürükleme, milli kuruluşlara zarar verme faaliyetlerini sürdürmüştür. Bu örgütü İngiliz istihbarat teşkilatı yönlendirmiştir. 

Kürt Teali Cemiyeti: Bu cemiyet Wilson ilkelerine dayanarak doğu ve güney Anadolu da bağımsız bir devlet kurmayı amaçlamıştır. Seyit Abdülkadir tarafından İstanbul da kurulmuştur. Güney doğu illerinde şubeler açmışlardır. İngilizlerle yakın işbirliği yapmışlardır. Bu bölücü örgütü doğu ve güney doğu halkı desteklememiştir. Bölge halkı milli mücadeleye katılmış ve bu örgütün faaliyetleri etkisiz kalmıştır. 

Teali İslam Cemiyeti: İstanbul’daki bazı medrese hocaları tarafından kurulmuştur. Bunlara göre ülkenin kurtuluşu tüm dünya Müslümanlarının halifenin etrafında toplanması ile mümkündür. Milliyetçilik Müslüman milletlerin bölünüp parçalanmasına sebep olur. Tüm Müslümanlar tek millettir. Teali İslam cemiyeti bu düşüncelerin etkisi ile milliyetçilik ideolojisine dayalı milli kurtuluş hareketine karşı çıkmıştır. TBMM karşı isyanlar çıkmasında etkili olmuştur. Bu örgütü kuran aydınlar 20.yy da ulusçu akımın ulaştığı gücü anlayamamışlardır. Halifelik kavramının ve dine dayalı ideolojinin geçerliliğini kaybettiğini görememişlerdir. Ulusal kurtuluş savaşının karşısında yer almışlardır.

Sulh ve Selameti Osmaniye Fırkası: Saraya yakın olan devlet adamları tarafından 1919 yılında İstanbul da kurulmuştur. Ülkenin kurtuluşunu halkın, hanedanın ve padişahın etrafında toplanmasında görmüşlerdir. Padişahın, ülkenin ve milletin varlığının devamı için önemini anlatmaya çalışmışlardır. Milli kuruluşlara karşı mücadele etmişlerdir. 

Hürriyet ve İtilaf Fırkası: II.Meşrutiyet döneminde İttihat ve Terakki partisine rakip olarak kurulmuş bir partidir. İttihat ve Terakki ile sert bir siyasi mücadeleye girmiş ve bunun sonucunda 1914 yılında ittihat ve Terakki hükümeti tarafından kapatılmıştı. İttihat ve Terakki Mondros ateşkesinden sonra dağılınca bu parti tekrar faaliyete geçti. Bu parti ittihatçı düşmanlığı ile milli mücadeleye karşı çıktı. Mili mücadeleyi başlatan bazı önderlerin geçmişte ittihat ve Terakki içinde yer almasından dolayı tüm milli harekete karşı çıktılar. İtilaf devletleri ile işbirliği yaparak TBMM karşı halkı isyana teşvik ettiler. 

UYARI: Bu cemiyetlere zararlı denmesinin sebebi; milli mücadeleye karşı çıkmalarından kaynaklanmıştır. Kürt teali cemiyeti dışındakilerin bölücü amaçları yoktur. Ancak Mustafa kemal önderliğindeki ulusal kurtuluş hareketine karşı çıkmışlardır. 


B-Milli Cemiyetler:

Mondros ateşkes anlaşmasından sonra Türk topraklarının yer, yer işgal edilmesi ve Osmanlı hükümetinin işgaller karşısında tepkisiz kalması müdafa-i hukuk cemiyetlerinin kurulmasına sebep oldu. Vatansever Türk aydınları herhangi bir makamdan emir ve izin almadan cemiyetler kurdular. Bu cemiyetler genellikle bir bölgenin haklarını savunmayı amaçlamıştı. Tüm vatanı ve ulusun haklarını koruyacak bir düşünce ve örgütlenme içerisinde değillerdi. Onların bu eksikliğini Mustafa Kemal paşa giderdi. Sivas kongresinde bu cemiyetler tek çatı altında birleştirildi. Milli cemiyetlerden bazıları şunlardır:


Trakya Paşa eli Cemiyeti: Edirne merkezli olarak 2 Kasım 1918 de kurulmuştur. Amacı doğu Trakya’nın Yunanistan’a katılmasını engellemekti. Ayrıca Osmanlı devletinin dağılması halinde doğu ve batı Trakya da bağımsız bir Türk devleti kurmayı düşünmüşlerdir. Bu cemiyet doğu Trakya da Yunan ve Rum saldırılarına karşı halkı örgütlemeye çalışmışlardır. 

İzmir Müdafa-i hukuk Cemiyeti: 2 Aralık 1918 de Halit ve Nail beyler tarafından İzmir de kuruldu. Amaçları İzmir’in Yunanlılara verilmesini engellemek için basın, yayın ve propaganda yolu ile dünya kamuoyunu aydınlatmaktı. Bu cemiyet İzmir halkını birleştirmek için 2-19 mart 1919 tarihlerinde İzmir de “Müdafa-i hukuk kongresi” topladılar. Kongreden sonra İzmir’in Türk olarak kalması için gerekirse silahlı direniş yapacaklarını açıkladılar. Vali Nurettin paşadan destek gördüler. Ancak Nurettin paşanın yerine gelen yeni vali İzzet bey cemiyeti ittihatçı , Bolşevik olmakla suçladı ve güçlü bir kurmasını engelledi. 

Müdafa-i Vatan (Reddi İlhak) Cemiyeti :Bu cemiyet İzmir Türk ocağı tarafından kurulmuştur. İlk kuruluşunda adı Müdafa-i Vatandı. İzmir’in işgalinden bir gün önce adını Reddi İlhak olarak değiştirdi. Amaçları İzmir’in Yunanistan’a katılmasını engellemekti. İzmir’in işgalinden sonra tüm milli kuruluşlara, komutanlara , yöneticilere telgraflar çekerek Yunanlıların zulmünü duyurdu. Balıkesir ve Alaşehir kongrelerinin toplanmasına öncülük yaptı. Kuvay-i Milliye birliklerinin oluşmasına destek verdi. Milli mücadeleye başarılı katkılar yapan bir cemiyettir. 

Kilikyalılar Cemiyeti: 21 Aralık 1918 tarihinde İstanbul da kuruldu. Amacı, Adana ve çevresindeki illerin Osmanlı devletinden ayrılmasını ve bir başka devlete verilmesini engellemekti. 
 




Doğu Anadolu Müdafa-i hukuk Cemiyeti :2 Aralık 1918 de Süleyman Nazif bey başkanlığında İstanbul da kurulmuştur. Amaçları Doğu Anadolu’nun Osmanlı devletinden kopartılıp Ermenilere verilmesini engellemekti. Öğretmen Cevat (Dursunoğlu) bey bu cemiyetin Erzurum Müdafa-i hukuk şubesini açtı. Hızla, çevre illerle iletişim kurarak doğu Anadolu’nun Ermenilere verilme tehlikesine karşı bölge halkını birleştirmeye çalıştı. Cemiyet, Ermenilere karşı etkili mücadele için şu üç prensibi benimsedi. Bunlar;

*Hiçbir suretle bölgeden göç etmemek.

*Derhal bilim, iktisat ve din alanında teşkilatlanmak.

*Bölgeye yapılacak herhangi bir saldırıya karşı hep birlikte silahlı savunma yapmaktı. 

Bu cemiyet Trabzon Müdafa-i hukuk cemiyeti ile ortak hareket ederek Erzurum kongresini toplamıştır. Bu kongreye katılan Mustafa Kemal’i başkan seçmek ve milli mücadele ile ilgili ulusal kararların alınmasına ortam hazırlamakla milli mücadeleye en çok katkı yapan cemiyet olmuştur. Bu cemiyetin başarılı olmasında Erzurum da bulunan 15.Kolordu komutanı Kazım Karabekir paşanın desteği etkili olmuştur. Sivas kongresinden sonra Anadolu ve Müdafa-i hukuk cemiyetinin bir şubesi olarak faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. Bu cemiyetin yayın organı “Albayrak” gazetesidir. 


Trabzon Muhafaza-i Hukuku Milliye Cemiyeti: 12 şubat 1919 tarihinde Trabzon da kurulmuştur. Amaçları doğu Karadeniz bölgesinde Rum Pontus devleti kurulması faaliyetlerini engellemekti. Bu cemiyet Karadeniz illerinde şubeler açmıştır. Cemiyetin üyelerinin çoğunluğu eski ittihat ve Terakkicilerdi. Bu cemiyet Erzurum kongresinin toplanmasında etkili oldu. Ancak, Erzurum kongresinden sonra Enver paşayı lider yapma düşüncesi ile Mustafa Kemal paşayla işbirliği yapmadılar. Trabzon çevresinde Pontus çetelerine karşı Türk halkı koruma mücadelesini sürdürdüler.


Milli Kongre Cemiyeti: İstanbul da elli bir adet milli kuruluşun katılımıyla oluşturulmuş bir örgüttür. Kuruluşuna İstanbul’daki yüksek okulların hocaları öncülük yapmıştır. Bu cemiyet diğer milli cemiyetler gibi bölgesel karakterli değil, ulusal karakterlidir. Tüm Türk milletinin haklarını basın, yayın ve propaganda yoluyla savunmayı amaç edinmişlerdir. İlk defa Kuvay-i Milliye kelimesini bu cemiyet kullanmıştır. Üyelerinin çoğunluğu Mustafa kemal ile birlikte milli mücadeleye katılmıştır. Misak-ı Millinin hazırlanmasına katkı yapmışlardır. 


Milli Cemiyetlerin Ortak Özellikleri: 

*Bu cemiyetlerin hepsi Mondros ateşkesinden sonra başlayan işgallere ve İstanbul hükümetinin teslimiyetçi politikasına tepki olarak kurulmuşlardır. 

*Türklük ve vatanseverlik duyguları ile hareket etmişlerdir. 

*Sivas kongresine kadar bölgesel karakterlidirler. Sivas kongresinde ise Anadolu ve Rumeli müdafa-i hukuk cemiyetleri adı altında birleşerek ulusal karaktere bürünmüşlerdir.

*İlk kuruluşlarında silahlı mücadele amaçları yoktu. Tarih, coğrafya ve nüfus bilgilerini basın, yayın yoluyla dünyaya duyurmak, bölgelerinin bir başka devlete verilmesini bu yolla engellemeyi amaçlamışlardı. Ancak işgaller genişleyince Kuvay-i Milliye birlikleri oluşturup silahlı mücadele başlatmak zorunda kaldılar. 

*Mustafa Kemal’in ulusal kurtuluş savaşı için Türk milletini birleştirmesinde temel dayanak oldular. Bu cemiyetler; kongrelerin toplanmasında, son Osmanlı Mebusan meclisinin ve TBMM nin açılmasında Mustafa Kemal’in temel dayanağı oldular. 

*Bu cemiyetler TBMM açıldıktan sonra kendiliğinden ortadan kalktılar. 



7-Padişah ve Osmanlı Devletinin Duruma Bakışı: 

Osmanlı tahtına 5.Mehmet Reşat’ın ölümü üzerine, 5 Temmuz 1918 de 6.Mehmet Vahdettin geçti. Padişah Vahdettin Mondros ateşkes anlaşmasından sonra İngilizlerin desteğini almaya çalıştı. Bu amaçla İngilizlerin istediği Devlet adamlarını sadrazamlık makamına getirdi. Bunların en önemlisi damat Ferit paşa idi. Padişah ve damat Ferit hükümetleri İngilizlerin desteğini kazanmak için eski İttihat ve Terakki liderlerinin gıyaplarında yargılanmaları için sıkı yönetim mahkemeleri kurdurdular. Yurt dışına kaçan ittihat ve Terakki liderleri ordudan atıldı ve gıyaplarında idam cezası verildi. Ülkede çok sayıda İttihat ve Terakki lideri ve destekleyicisi tutuklatıldı. Vahdettin ittihatçıların bulunduğu gerekçesi ile 21 aralık 1918 de Mebusan Meclisini kapattı. Yine İngilizlerin isteği ile Ermeni ve İngiliz esirlere fena muamele yaptıkları gerekçesi ile çok sayıda subay ve yöneticiyi tutuklattılar. Nemrut Mustafa mahkemesi denilen mahkemede Ermenilere kötü davrandıkları gerekçesi ile bazı yöneticileri idam ettirdiler. Bunlardan birisi Boğazlıyan Kaymakamı Kemal beydi. 

Damat Ferit paşa karışıklıkları önlemek için Anadolu’ya içinde Rum ve Ermenilerinde bulunduğu “Nasihat heyetleri” gönderdi. Damat Ferit paşa İngilizlerin desteğini kazanmak için İngiliz muhipler cemiyeti ile işbirliği yaptı. Anadolu da başlayan milli hareketi boğmak için İngilizlerle birlikte halkı TBMM karşı isyana teşvik etti. Hatta İstanbul da kurulan mahkemelerde Mustafa kemal ve Fevzi paşa gibi milli mücadele liderleri gıyaplarında idam cezasına çarptırıldı.

Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere İstanbul hükümeti ve padişah teslimiyetçi, korkak, milli çıkarlara uymayan ve bağımsız devlet anlayışı ile bağdaşmayan bir politika izlemişlerdir. Bir devletin varlığının ve bağımsızlığının bir başka devletin her istediğini yaparak sağlanamayacağını anlayamamışlardır. Türk milletinin bağımsızlığına, ulusal onuruna ve vatanına kast edenlere karşı teslim olmayacağını görememişlerdir. Padişah öncelikle saltanatın varlığını korumayı hedeflemiştir. Tamamen yok olmaktan ise İngilizlerin korumasında Osmanlı devletinin varlığını devam ettirmeyi daha uygun görmüştür.



8-Mustafa Kemal Paşanın İstanbul’a gelişi ve Duruma Bakışı: 

Mustafa kemal paşa Mondros ateşkesi imzalandığı sırada Suriye sınırında 7.Ordu komutanı olarak bulunuyordu. Buradan Sadrazam Ahmet İzzet paşaya mektup yazarak anlaşmanın 7.maddenin ve orduların terhis edilmesinin ülkenin işgaline sebep olacağı konusunda görüş bildirmişti. Anlaşmanın bu hükümlerine uyulmamasını istemişti. Ateşkesten sonra, Yıldırım orduları komutanı Alman General Liman Von Sanders görevini Mustafa Kemal’e Adana da yapılan bir törenle devretti. Mustafa kemal paşa Yıldırım orduları komutanı olduktan sonra İngilizler İskenderun’u işgal etmek istediler. Mustafa Kemal paşa bu olaya silahla karşı konulacağını açıkladı. Bu gelişmeden sonra İstanbul hükümeti Yıldırım ordularını dağıttı ve Mustafa Kemal’i İstanbul’a çağırdı. Mustafa Kemal paşa İstanbul’a hareket etmeden önce Yıldırım ordularının silahlarının itilaf devletlerine teslim edilmeyip Anadolu’nun iç kısımlarına gönderilmesi ve saklanması konusunda komutanların gereğini yapmalarını istedi. 

Mustafa kemal paşa 13 Kasım1918 tarihinde İstanbul’a geldi. Haydarpaşa garına indiği zaman itilaf devletlerinin birleşik donanmasının Dolma bahçe açıklarına demirlediğini gördü. Yaverinin bu manzara karşısında üzüntüsünü belirtmesi üzerine “Geldikleri gibi giderler” ve İstanbul’a gelmeyip Anadolu da kalmalıydım sözlerini söyledi. Mustafa kemal paşa İstanbul’a gelirken Hükümete girmeyi veya gerekirse bir hükümet darbesi ile yönetimi ele geçirip Mondros ateşkesinin uygulanmasını engellemeyi planlıyordu. Ancak İstanbul’un İtilaf devletlerinin denetimine girdiğini görünce bu düşüncelerinden vazgeçti. İlk fırsatta Anadolu’ya geçme düşüncesini benimsedi. 

Mustafa kemal paşa İstanbul da kaldığı süre içerisinde ülkenin içinde bulunduğu durumdan kurtulması ile ilgili çok sayıda aydın, devlet adamı ve komutanla görüşmeler yaptı. Bu görüşmeler sırasında Kazım Karabekir, Ali Fuat, Cafer Tayyar, İsmet bey, gibi komutanlar ile milli mücadele hareketi başlatılması konusunda anlaşmaya vardılar. Bu komutanlar terhis işlemlerini durdurma , silah ve cephaneyi düşmana teslim etmeme, halkın maneviyatını yükseltme, Genç komutanları işbaşına getirme konularında görüş birliği sağladılar. 

Mustafa Kemal paşa İstanbul da bulunduğu sırada, devlet adamları ve aydınların ülkenin kurtuluşu ile ilgili temel görüşleri şunlardı:

*İngiliz mandasına girmek.

*Amerikan mandasına girmek.

*Bölgesel kurtuluş çareleri düşünmek. 

Mustafa Kemal paşaya göre bu görüşlerin hepsini temelsiz ve gerçekçi değildi. Ülkenin kurtuluşu için tek yol; Anadolu’ya geçip Millet egemenliğine dayanan, kayıtsız şartsız bağımsız yeni bir Türk devleti kurmaktı. 


Bu not 855 defa okundu. 0 yorum yapıldı.

Yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen ;)



Anket

Sitemizi değerlendiriniz..
Çok iyi
İyi
Orta
Kötü
Anket Sonuçları




Yeni Üyelik  |  Şifremi Unuttum

Üye çıkışı yapmak istediğinize emin misiniz?

Evet Eminim