Üye Girişi Şifremi Unuttum Üye Ol Foto Galerisi Video Galerisi İletişim

GY - GK Notları


KPSS Eğitim Bilimleri


MEB AKS


Öğretmen Dökümanları


Müdür - Müdür Yardımcılığı


T.C İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 11

21 Şubat 2018

H-BÜYÜK TAARRUZ VE SONUÇLARI

a)Taarruz Hazırlıkları, Taarruzun Başlaması ve Anadolu’nun Düşmandan Temizlenmesi:

Türk ordusu Sakarya savaşını kazandıktan sonra imha savaşına hazırlanmaya başladı. Türk Genelkurmayının planına göre belirli bir şehri bölgeyi kurtarmak için harp yapılmayacaktı. Türk ordusu Yunan ordusunu imha edebilecek güce ulaşana kadar hazırlıklar sürdürülecek ardından taarruza geçilecekti. Bu planın etkisi ile Türk ordusu 13 Eylül 1921 tarihinden 26 Ağustos 1922 tarihine kadar taarruz hazırlıkları yürüttü. Rusya, Fransa ve İtalya’dan resmi ve gayri resmi yollardan silah temin edildi. İtilaf devletlerinin denetimine geçen İstanbul’daki depolardan Anadolu’ya silah kaçırıldı. Anadolu da açılan atölyelerde silah ve cephane üretildi. “Tekalif-i Milliye” kanunundan yararlanılarak ordunun insan, araç-gereç ve cephane ihtiyacı karşılanmaya çalışıldı. 

Sakarya savaşından sonra Türk ordusunun uzun süre hareketsiz kalması TBMM de tartışmalara sebep oldu. Bazı milletvekilleri işgal altındaki bölgelerde kalan Türk halkının çektiği ıstırapları dile getirerek ordunun hareketsiz bekletilmesini eleştirdiler. Taarruz hazırlıkları devam ederken TBMM de Başkomutanlık yasası krizi çıktı. TBMM Sakarya savaşı öncesinde kabul edilen “Başkomutanlık” kanunu ile Mustafa Kemal’e üç ay süre ile Meclis adına yetki kullanma hakkını vermişti. Bu kanunun süresi iki defa uzatılmıştı. Ancak 4 Mayıs 1922 tarihinde TBMM de Başkomutanlık kanunun süresinin uzatılması için yapılan ve çoğunluğun bulunmadığı oylamada ret kararı çıktı. Bu durum üzerine Mustafa Kemal paşa 6 Mayıs 1922 tarihinde Meclisin gizli oturumuna katılarak durumun ciddiyetini izah etti. Meclise olan saygısını belirtti.

Önlenemeyecek bir çöküntüye meydan vermemek ve düşman karşısında orduyu başsız bırakmamak için komutadan el çekmediğini ve çekmeyeceğini açıkladı. Bu açıklamadan sonra yapılan oylamada Mustafa Kemal’in Başkomutanlık yetkisi süresiz olarak uzatıldı. 

Mustafa Kemal paşa Temmuz ayında komutanlarla yaptığı görüşmelerden sonra ordunun hazırlıklarının büyük oranda tamamlandığını ve taarruza geçebilecek güce ulaştığını tespit etti. 26 Ağustos tarihinde taarruza geçilmesine karar verdi. Yapılan planlamaya göre Türk ordusu düşmanı aldatmak için Eskişehir’in doğusuna yığınak yaptı. Düşmana Eskişehir bölgesinden taarruz yapılacağı görüntüsü verildi. Bir yandan da esas taarruz bölgesi olarak Afyon’un güneyi seçildi. Yüz bin kişilik ordu gizlice Eskişehir’den Afyon’un güneyine kaydırıldı. Mustafa Kemal paşa Taarruz hazırlıklarını izlemek için 17-18 Ağustos gecesi Ankara’dan ayrılarak Konya’ya gitti . 20 Ağustos ta Akşehir de batı cephesi komutanı İsmet paşa , Genel Kurmay başkanı Fevzi Çakmak, Milli savunma bakanı Refet Bele ve ileri gelen komutanlarla harita üzerinde taarruzun ayrıntılarını değerlendirdi. Komutanlara taarruz planı hakkında açıklamalar yaptı. 26 Ağustos tarihinde taarruz için görüş birliğine varıldı. Mustafa Kemal paşa Türklere Anadolu’nun kapılarını açan Malazgirt zaferinin kazanıldığı günü taarruzun başlangıç günü olarak seçmişti. Amacı ordunun maneviyatını güçlendirmekti. 

Mustafa Kemal paşa 25 Ağustosu 26 Ağustosa bağlayan gece Afyon Kocatepe’ye hareket etti. Kocatepe’den 26 Ağustos sabahı Büyük taarruzu başlattı. Türk ordusu 30 Ağustos 1922 günü Dumlupınar da bizzat Mustafa Kemal’in yönettiği muharebe de Yunan ordusunu imha etti. Yunan ordusu bozgun halinde Ege’ye doğru kaçmaya başladı. Mustafa Kemal paşa Yunan ordusunun yeniden toparlanmasına fırsat vermemek için Türk ordusuna “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir İleri” emrini verdi. Yunan ordusu İzmir’e doğru kaçarken batı Anadolu’daki köyleri, kentleri yakıp yıktı. Ekili arazileri ateşe verdi. Kadın çoluk, çocuk demeden katletti. Türk ordusu Yunan Başkomutanı “Trikopis” i Uşak ta esir aldı. Türk ordusu 9 Eylül de İzmir’i Yunan işgalinden kurtardı. 18 Eylül de ise Anadolu da tek bir Yunan askeri kalmadı. Yunan ordusu ile birlikte batı Anadolu da yaşayan çok sayıda Rum da Ege adaları ve Yunanistan’a kaçtı. 

Yunan ordusunun Anadolu’dan atılmasından sonra Türk ordusu Çanakkale bölgesinde itilaf devletleri ordusu ile karşı karşıya geldi. İngiltere Türk ordusunun Çanakkale ve İzmit’teki sınırı aşması halinde ateşle karşılık verileceğini açıkladı. İngiliz hükümeti 15 Eylül 1922 tarihinde savaş kararı aldı. Müttefiklerini ve sömürgelerini Türkiye’ye karşı savaşa çağırdı. Ancak müttefikleri ve sömürgeleri yeni bir savaşa girmeyi reddetti. Sovyetler birliği savaş boğazlar bölgesine yayılırsa tarafsız kalamayacağını açıkladı. İngiltere aradığı desteği bulamadı. Bir yandan da itilaf devletleri TBMM ne ateşkes teklifinde bulundu. Mustafa Kemal paşa ateşkes için Misak-ı Milli sınırlarında bulunan Trakya ve boğazlar bölgesinin boşaltılmasını şart koştu. Fransa ve İtalya’nın arabuluculuğu sonunda taraflar Mudanya da ateşkes görüşmelerine başladılar.

UYARI: Büyük taarruz ile Türk kurtuluş savaşı bitmiştir. Yunanistan’ın Meğalo idea hayali çökertilmiştir. Mudanya ateşkesi ve Lozan anlaşmasının zemini hazırlanmıştır. Büyük taarruz zaferi sonuçları açısından Malazgirt, Miryokefalon ve Sakarya zaferleri ile benzerlik gösterir. 

b)Mudanya Ateşkes anlaşması (3-11 Ekim 1922):

Büyük Taarruz sonucunda Yunan kuvvetlerinin Anadolu’dan atılması, Türk ordusu ile İngiliz işgal kuvvetlerini Çanakkale yöresinde karşı karşıya getirdi. İngiltere yeni bir savaş için müttefiklerine ve sömürgelerine çağrıda bulundu. Ancak taraftar bulamadı.İngiltere ile anlaşmazlık içerisinde bulunan Fransa ve İtalya’nın girişimleri sonucunda Mudanya konferansı toplandı.

Katılan Devletler: Türkiye, İngiltere, Fransa ve İtalya. Yunan delegeleri Marmara denizinde bir gemiden konferansı takip etmişlerdir. 
Bu konferansta Türkiye’yi batı cephesi komutanı İsmet paşa temsil etmiştir. Konferansta Boğazlar, İstanbul ve Doğu Trakya’nın geleceği görüşülmüştür. Konferans sonucunda Mudanya ateşkes anlaşması imzalanmıştır (11 Ekim 1922).

Maddeleri:
1-14-15 Ekim gecesinden itibaren silahlı çatışma sona erecekti.
2-Yunan birlikleri 15 gün içerisinde Meriç ırmağına kadar olan doğu Trakya’yı boşaltacaklardı. Bölge 30 gün içerisinde T.B.M.M. ne verilecekti. 
3-Türk ordusu kesin barış imzalanıncaya kadar Çanakkale-İzmit hattını geçmeyecekti.
4-İstanbul ve Boğazların idaresi T.B.M.M. ne verilecekti. 

UYARI:Bu madde ile itilaf devletleri Osmanlı hükümetinin varlığını yok saymışlardır.

5-Doğu Trakya’nın güvenliği için T.B.M.M. 8000 kişilik jandarma birliğini gönderebilecekti.

Anlaşmanın Önemi:

-Mudanya ateşkes anlaşması ile Milli mücadelenin, Silahlı mücadele bölümü bitmiş siyasi mücadele bölümü başlamıştır. Türk zaferi itilaf devletlerine kabul ettirilmiştir.

-Lozan konferansının zemini hazırlanmıştır.

-İstanbul ve Doğu Trakya savaşsız olarak geri alınmıştır. Misak-ı Milli büyük oranda kesinleşmiştir.

-İstanbul’un T.B.M.M nin yönetimine verilmesi ile Osmanlı hükümeti hukuken sona ermiştir.

UYARI: Mudanya da Türkiye’nin isteklerine en çok İngiltere direnmiştir. Fransa ve İtalya arabuluculuk yapmışlardır. Bu olayda İtilaf devletleri arasında anlaşmazlıklar olduğunu gösterir.
İsmet paşanın Mudanya’daki diplomatik başarısı Lozan konferansında da baş delege olmasını sağlamıştır.

c)Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922):

Ankara da 23 Nisan 1920 tarihinde açılan TBMM egemenliğin millete ait olduğunu kabul etmişti. Meclisin açılması ile kurulan yeni Türk devleti şartlar müsait olmadığı için saltanata dokunmamıştı. Saltanat yanlıları milli mücadeleye karşı çıkmışlardı. 

İtilaf devletleri TBMM ile birlikte İstanbul hükümetini de Lozan’a davet ettiler. Amaçları; Londra konferansı öncesinde planladıkları gibi Türk tarafında ikilik çıkartarak güçsüz düşürmekti. Bu olay Mustafa Kemal paşaya saltanatı kaldırmak için harekete geçme fırsatını verdi.

Birinci TBMM 1 kasım 1922 tarihinde saltanatı kaldırdı. Bu kararda saltanatın, İstanbul’un işgal tarihi olan 16 Mart 1920 tarihinde sona erdiği belirtildi. 

TBMM saltanatı kaldırırken Halifeliğe dokunmadı. Birinci Meclisin yapısı ve kamuoyu Halifeliğin kaldırılmasına hazır değildi. Saltanatın kaldırılması Halifeliği sembolik bir makam haline getirmiştir. 

TBMM Halife sıfatı ile İngiltere’ye sığınan Vahdettin’in yerine 18 Kasım 1922 tarihinde Abdülmecit efendiyi halife seçti. Bu kararla İngiltere’nin “Müslümanların Halifesinin” İngiltere de olduğu propagandası ile Vahdettin’i Türkiye’ye karşı kullanması engellendi.

Saltanatın Kaldırılmasının Önemi:
1-Milli egemenliğin önündeki önemli bir engel kaldırılmıştır.
2-Osmanlı saltanatı sona erdirilmiştir. 
3-Cumhuriyetin ilanı yönünde zemin oluşturulmuştur.
4-Saltanatın kaldırılması ile seçilen halife sembolik duruma düşürülmüştür. 
5-Milli egemenliğe dayalı laik devlete geçişe yönelik önemli bir inkılap yapılmıştır.

UYARI:İtilaf devletlerinin İstanbul hükümetini Lozan konferansına davet etmesi saltanatın kaldırılmasını hızlandırmıştır.


d)Lozan Konferansı ve Barışı (20 Kasım 1922—24 Temmuz 1923):

İtilaf devletleri TBMM nin barış konferansının İzmir de toplanmasını kabul etmediler. TBMM nin amacı İtilaf devletlerine Yunan ordusunun denize döküldüğü yerde Misak-ı Milliyi kabul ettirmekti. Hem de konferansa Başkomutanın katılmasını sağlamaktı. İtilaf devletleri İsviçre’nin Lozan kentinde konferansın toplanmasını kararlaştırdılar. 

Mustafa Kemal paşa Mudanya konferansında başarılı olan İsmet paşayı dış işleri bakanı atayarak Lozan’a baş delege olarak gönderdi. 

UYARI: Mustafa Kemal paşa Lozan’a gönderilen heyetten “Ermeni yurdu ve Kapitülasyonlar” konularında kesinlikle taviz verilmemesini istemiştir.

Konferansa Katılan Devletler:
Konferansa; İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, ABD, Romanya, Yugoslavya, Yunanistan, Belçika, Portekiz, İspanya, Bulgaristan, Sovyetler Birliği ve Türkiye katılmıştır.
UYARI:Bulgaristan ve Sovyetler Birliği yalnızca boğazlar konusunda görüşmelere katılmışlardır. Bu devletler İtilaf grubundan değildir. Konferansın etkili devletleri; İngiltere, Fransa ve İtalya’dır. Devletlerin çoğu gözlemcidir.

Konferansta Görüşülen Konular:
-Sınırlar.
-Kapitülasyonlar.
-Dış Borçlar.
-Ermeni Sorunu.
-Boğazların statüsü.
-Türk—Yunan barışının esasları.
-Savaş tazminatları.
-Azınlıklar.
-Patrikhanenin geleceği.
-Yabancı okulların geleceği.

Görüşmelerin Başlaması:
Lozan konferansında İtilaf devletleri aralarında şu şekilde görev bölümü yapmışlardır. 
İngiltere:Sınırlar komisyonu başkanlığını üstlenmiştir.
Fransa: Dış Borçlar ve kapitülasyonlar komisyonu başkanlığını üstlenmiştir.
İtalya: Azınlıklar konusunu Türkiye’ye karşı savunmayı üstlenmiştir.

UYARI: Türk delegeler, Misak-ı Milli kararlarını temel dayanak olarak kabul etmişlerdir. Bu kararların gereği olarak tam bağımsızlığı savunmuşlardır.

Konferansta en çok tartışılan konular, Kapitülasyonlar, Dış borçlar, Musul sorunu, Yabancı okullar ve Boğazlar sorunları olmuştur.

İtilaf devletleri, Türkiye’nin tam bağımsızlığını tanımayınca konferans 4 Şubat 1923 yılında dağılmıştır. 
Türkiye İtilaf devletlerine baskı yapabilmek için Musul ve Boğazlar bölgesine asker yığdı. Arabulucuların çabaları sonucunda konferans 23 Nisan 1923 tarihinde yeniden toplandı. Karşılıklı tavizler verildi. 24 Temmuz 1923 tarihinde anlaşma imzalandı.

UYARI: Lozan anlaşmasını İkinci TBMM onaylamıştır (23 Ağustos 1923):

Lozan Anlaşmasının Maddeleri:

Sınırlar:

a)Suriye sınırı: Suriye sınırı Ankara anlaşması ile belirlendiği şekliyle Lozan da aynen kabul edilmiştir.

b)Irak sınırı: Musul sorunu çözülemediği için Irak sınırı çözümsüz kalmıştır. Lozan anlaşmasına göre, Türkiye ile İngiltere anlaşmadan sonraki dokuz ay içerisinde Musul sorununu görüşmeler yoluyla çözeceklerdi. Çözemezlerse sorun Milletler Cemiyetine havale edilecekti.

UYARI: Lozan da çözülemeyen ve daha sonraya bırakılan tek sorun Musul sorunudur.

c)Doğu sınırı: Moskova ve Kars anlaşmaları ile belirlenen sınır aynen kabul edilmiştir. İran sınırı görüşme konusu olmamıştır.

d)Yunan Sınırı: Mudanya ateşkes anlaşması ile tespit edilen Meriç ırmağı sınır olarak kabul edildi. Yunanistan savaş tazminatı yerine Karaağaç kasabasını Türkiye’ye verdi. Bozca ada ve İmroz adaları Türkiye’ye verildi. Midilli, Sakız, Sisam v.s. adalar Yunanistan’a verildi. Ancak Yunanistan Türkiye’ye yakın adalarda silah bulunduramayacaktı.

UYARI:Günümüzde Yunanistan Lozan anlaşmasını ihlal ederek Ege adalarını silahlandırmıştır.
En büyüğü Rodos olan 12 adalar İtalya’ya verilmiştir.
Kıbrıs adası görüşme konusu yapılmamıştır. İtilaf devletleri Türkiye’nin Ege adaları üzerindeki isteklerini Türkiye’nin bu adaları 1.Dünya savaşından önce kaybettiği gerekçesi ile kabul etmemişlerdir. Yine aynı gerekçe ile Misak-ı Milli sınırları içersinde yer alan Batı Trakya’yı da Türkiye’ye vermeyi reddetmişlerdir.

UYARI:Lozan da İtalya’ya bırakılan 12 adalar İkinci Dünya savaşından sonra Yunanistan’a geçmiştir.

Yunanistan Lozan anlaşması ile Batı Trakya Türkleri’nin Medeni haklarını tanımıştır. Ancak günümüzde Türklerin kendi dillerinde eğitim yapmalarına, dini liderlerini seçmelerine, gayri menkullerini kullanmalarına v.s engel olmaktadır. Amaçları Türk nüfusu göçe zorlamaktır. Batı Trakya sorunu Türk-Yunan anlaşmazlığının unsurlarından birisini oluşturmaktadır.

Kapitülasyonlar:
Kapitülasyonlar tamamen kaldırılmıştır. Beş yıllık bir geçiş süreci tanınmıştır.

UYARI:Lozan da en çok tartışılan konu kapitülasyonlar olmuştur. Türk delegasyonunun Lozan da en başarılı olduğu konu kapitülasyonlar konusudur. Mustafa Kemal paşa ekonomik bağımsızlık olmadan siyasi ağımsızlığın anlam ifade etmeyeceği düşüncesi ile bu konuda taviz verilmemesini sağlamıştır. 

Dış Borçlar:
Osmanlı devletinin 1854 tarihinden itibaren 1.Dünya savaşı sonuna kadar Avrupa ülkelerinden aldığı borçlar büyük bir yekun tutuyordu. Lozan anlaşmasında bu borçlar Osmanlı devletinden ayrılan ülkelerle Türkiye arasında paylaştırılmıştır. Türkiye kendi payına düşeni Fransız Frangı üzerinden ödemeyi kabul etmiştir. Altın üzerinden ödenmesi isteklerini kabul etmemiştir. Osmanlı devletinin en çok dış borcu Fransa’ya vardı.

Patrikhane Sorunu:
Türkiye’nin patrikhanenin kaldırılması isteği kabul edilmemiş ve Patrik Türkiye de kalmıştır. Patriğin dini liderlik dışındaki yetkileri kaldırılmıştır. Türk kanunlarına tabii olması kabul edilmiştir. 

Azınlıklar:
Azınlıkların Türk vatandaşı oldukları ve Türk kanunlarına tabii olmaları kabul edilmişti. Dini ve kültürel hakları Türkiye tarafından kabul edilmiştir. 
Türkiye’deki Rumlarla Yunanistan’daki Türklerin karşılıklı olarak yer değiştirmeleri kararlaştırılmıştır. İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türklerinin göç dışında kalmaları kararlaştırılmıştır.

UYARI: Yunanistan eski Bizans’ı yeniden diriltebilmek ve İstanbul üzerinde hak iddia edebilmek için bu kentin göç dışında tutulmasını istemiştir.

Boğazlar:
Boğazların Türkiye’ye ait olduğu kabul edildi. Boğazlardan geçişleri başkanlığını Türkiye’nin yapacağı uluslar arası bir komisyon düzenleyecekti. Türkiye boğazların doğu ve batısında yer alan 15 km lik bir alanda asker bulunduramayacaktı.

UYARI: Boğazlar komisyonu Sevr anlaşmasında da vardı. Ancak Türk delege yönetime katılamıyordu. Lozan da komisyonun başkanlığına Türkiye getirilmiştir.
Boğazlar komisyonunun varlığı ve Boğazların askersiz olması Misak-ı Milliye aykırı idi. Türkiye’nin egemenlik haklarını kısıtlayan bu hükümler Montrö anlaşması ile ortadan kaldırılmıştır.

UYARI: Lozan konferansında boğazların Türkiye’ye verilmesini savunan tek devlet Sovyetler birliği olmuştur.


İstanbul’un Boşaltılması:
İtilaf devletleri TBMM nin anlaşmayı onaylamasından altı hafta sonra İstanbul ve Boğazlar bölgesindeki askerlerini çekeceklerdi. 

UYARI:İtilaf devletleri 2 Ekim 1923 tarihinde askerlerini çekmişlerdir.

Yabancı Okullar:
Yabancılar tarafından açılmış olan okul ve diğer kurumlar Türk yasalarına göre faaliyetlerini sürdürebileceklerdi.

Lozan Anlaşmasının Önemi:
1-Yeni Türk devleti dünya devletleri tarafından tanınmıştır.
2-Sevr anlaşması yürürlükten kalkmıştır.1.Dünya savaşını sona erdiren son anlaşmadır.
3-Misak-ı Milli kararları büyük oranda yürürlüğe girmiştir.
4-1.Dünya savaşından sonra imzalanıp günümüze kadar geçerliliğini koruyan tek anlaşmadır. Uluslararası anlaşmalara örnek olmuştur.
5-İtilaf devletleri ile eşit şartlarda imzalanmıştır. Tek taraflı olarak galiplerin şartlarından oluşmaz.
6-Osmanlı imparatorluğunun yıkıntıları üzerinde, Uluslararası alanda eşit haklara sahip ve tam bağımsız yeni Türk devleti kurulmuştur. Bu anlaşmayı bir çok devletin imzalaması ve kefil olması uzun ömürlü olmasını sağlamıştır. 
7-Şark sorunu ve Hasta adam adı ile adlandırılan sorunlar tarihe karışmıştır. 
8-Lozan anlaşması en çok İngiltere’nin orta doğu planlarını bozmuştur. 
9-Lozan anlaşması Mustafa Kemal paşaya İnkılap hareketlerini başlatma fırsatını vermiştir. 

UYARI: Lozan anlaşmasında çözülen; Boğazlar, Nüfus değişimi, Dış borçlar, yabancı okullar, Hatay sorunu, Batı Trakya, Ege adaları, Türkiye’nin dış politikasında sorun olmuştur. Hatay anavatana katılan son toprak parçası olmuştur. Lozan da Türkiye’nin istediği gibi çözülemeyen sorunlar barışçı yollarla çözüme kavuşturulmuştur.


Bu not 786 defa okundu. 0 yorum yapıldı.

Yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen ;)



Anket

Sitemizi değerlendiriniz..
Çok iyi
İyi
Orta
Kötü
Anket Sonuçları




Yeni Üyelik  |  Şifremi Unuttum

Üye çıkışı yapmak istediğinize emin misiniz?

Evet Eminim