GY - GK Notları


Eğitim Bilimleri


ÖABT (Alan Bilgisi)


Öğretmen Dökümanları


Diğer Notlar


Anlatım Bozuklukları 3

21 Şubat 2018

11. Eklerin Yanlış Kullanılması: Bir sözcüğe, gelmesi gereken ekin dışında yanlış bir ekin getirilmesi de kimi zaman anlatım bozukluğuna yol açar.

“Her insan çevreyi korumak ve doğanın kirletilmesini önlemek için gerekli duyarlılığı göstermesi gerekir.” cümlesinde “göstermesi” kelimesindeki iyelik ekinin sözcüğü nereye bağladığı belli değildir. Çünkü, “Kimin gerekli duyarlılığı göstermesi gerekir?” diye sorarsak “Her insanın…” cevabını alırız. Demek ki “insan” kelimesine ilgi eki “-in” getirilmelidir. Cümlenin doğrusu şöyle olur:

Her insanın, çevreyi korumak ve doğanın kirletilmesini önlemek için gerekli duyarlılığı göstermesi gerekir.

İsteğimiz, sınavları kazanmamızdır.

İsteğimiz, sınavları kazanmaktır.

 

Sınavı kazanmasının nedeni çok çalışmış olmasındandır.

Sınavı kazanmasının nedeni çok çalışmış olmasıdır.

 

Sorun arkadaşlarımızın bizi bu konuda iyi aydınlatmamış olduğundan kaynaklanıyor.

Sorun arkadaşlarımızın bizi bu konuda iyi aydınlatmamış olmasından kaynaklanıyor.

 

Okuduklarını ezberlemek değil, tartışarak özümlemesine sağlamak gerekir.

Okuduklarını ezberlemek değil, tartışarak özümlemesini sağlamak gerekir.

 

Her ne kadar şehir dışına taşınmışsak bile beklenen rahatlığa kavuşulmamıştır.

Her ne kadar şehir dışına taşınmışsak bile beklenen rahatlığa kavuşamadık.

 

 

 

Gereksiz Ek Kullanımı:

İhaleye birçok yerli ve yabancı firmalar katılmıştı.

İhaleye birçok yerli ve yabancı firma katılmıştı.

 

Bu bestesi onun en tanınmış eseridir.

Bu beste onun en tanınmış eseridir.

 

Babamın başı ağrıdığında aspirin içerdi.

Babam başı ağrıdığında aspirin içerdi.

12. Öğe Eksikliklerinden Kaynaklanan Anlatım Bozuklukları:

a) Yüklem Eksikliği: Yüklem eksikliği daha çok sıralı ve bağlı cümlelerde ortaya çıkar. Öge ortaklığı bulunan böyle cümlelerde tek yüklem kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.

            “Sinemada sigara ve kabuklu yemiş yenmez.” cümlesinde “yenmez” yüklemine iki nesne bağlanmış ve “sigara yenmez” diye bir anlam ortaya çıkmıştır. “Sigara” nesnesine de bir yüklem getirilmesi gerekir. Cümlenin doğrusu şöyle olmalıdır:

            “Sinemada sigara içilmez ve kabuklu yemiş yenmez.”

 

Çok az veya hiç çalışmadan sınava girdiler.

Çok az çalışarak veya hiç çalışmadan sınava girdiler.

 

İş konusunda ben onu, o da beni etkilemek istemez.

İş konusunda ben onu etkilemek istemem, o da beni etkilemek istemez.

 

 

Kasadaki adam bir yandan para, bir yandan da paket yapıyordu.

Kasadaki adam bir yandan para alıyor, bir yandan da paket yapıyordu.

 

Pikniğin bütün cefasını ben, sefasını o sürüyor.

Pikniğin bütün cefasını ben çekiyorum, sefasını o sürüyor.

 

Örgütün yasal ve yasal olmayan yollardan topladığı paralara el kondu.

Örgütün yasal olan ve yasal olmayan yollardan topladığı paralara el kondu.

 

Bugünkü nöbeti sen, yarınkini de Ali tutacak.

Bugünkü nöbeti sen tutacaksın, yarınkini de Ali tutacak.

 

Ne sen beni, ne de ben seni gördüm.

Ne sen beni gördün, ne de ben seni gördüm.

b) Özne Eksikliği: Özne, cümlenin temel ögelerindendir. Cümlede özne bulunmaması anlatım bozukluğuna neden olur. Daha çok ortak özneli cümlelerde özne -yüklem uyuşmazlığı olur.  Kişi ve sayı bakımından ortaya çıkan bu uyuşmazlık cümlede özne eksikliği yaratır.

 

“Annemin sinirleri epeyce bozulmuş ve çok üzülmüştü.” cümlesi bağlı cümledir. Bu cümleyi oluşturan cümlelerin birincisinde bir öge eksikliği yoktur; çünkü “Annemin sinirleri” özne, “bozulmuş” ise yüklemdir. Bu bağlı cümleyi oluşturan ikinci cümlenin ise öznesi eksiktir. “üzülmüştü” yüklemine sorulan “Kim?” sorusuna yanıt alınamıyor. “Annemin sinirleri” ikinci cümlenin de öznesi gibi görülerek anlatım bozukluğuna yol açıyor. Bu bozukluk ikinci cümleye özne ekleyerek giderilebilir. O halde cümlenin doğru şekli şöyle olmalıdır:

“Annemin sinirleri epeyce bozulmuş ve annem çok üzülmüştü.”

 

Bağıran çocuğa engel olunarak odadan çıkarıldı.

Bağıran çocuğa engel olunarak çocuk, odadan çıkarıldı.

 

Kitaptaki yanlışlar düzeltilecek ve ikinci baskıya girecek.

Kitaptaki yanlışlar düzeltilecek ve kitap ikinci baskıya girecek.

 

O resimlerinde pastel renkleri kullanmış, bu nedenle çok çabuk satılmış.

O resimlerinde pastel renkleri kullanmış, bu nedenle resimleri çok çabuk satılmış.

Özne Yüklem Uyumsuzluğu (Uyuşmazlığı): İyi bir cümlede tekillik-çoğulluk, olumluluk-olumsuzluk ve şahıs bakımından özne ile yüklem arasında bir uyum olması gerekir. Eğer özne ile yüklem arasında bir uyum yoksa, anlatım bozukluğu olur.

Cümlede özne tekilse yüklem de tekil; özne çoğulsa yüklem de çoğul olur.

Kardeşim bugün evde kalacak.

Özne Tekil                  Yüklem Tekil

 

Dostlar yıllar sonra bir araya geldiler.

Özne Çoğul                            Yüklem Çoğul

 

Bitki, hayvan, organ, cansız varlıklar ve zaman adları, çoğul özne olarak kullanıldığında yüklem tekil olur.

Meyveler bu yıl geç çiçek açtı.

Özne bitki çoğul               Yüklem tekil

 

Köpekler sabaha kadar havladı.

Özne hayvan çoğul        Yüklem tekil

 

Yürümekten ayaklarım                     ağrıdı.

                     Özne organ çoğul          Yüklem tekil

 

Aradan haftalar                    geçti.

            Özne zaman çoğul      Yüklem tekil

 

Söze saygı, alay ya da küçümseme anlamı katılmak istenirse özne tekil, yüklem çoğul olur.

Beyefendi hala kalkmadılar mı?

Özne tekil         Yüklem çoğul

Ayşe Hanım henüz gelmediler.

Özne tekil                Yüklem çoğul

 

Cümlede özne kişi zamiri ise yüklemin kişi eki de aynı zamiri gösterir.

Ben tiyatroya gidiyorum.

Özne               Yüklem

1.Tekil kişi      1. Tekil kişi

 

Biz yakında bu araştırmayı bitireceğiz.

Özne                                    Yüklem

1. Çoğul kişi                        1. Çoğul kişi

 

Özne 1. ve 2. tekil kişi ise, yüklem 1. çoğul kişi olur.

Ödevi sen ve ben       hazırlarız.

          Özne                 Yüklem

          2. ve 1. Tekil kişi 1. Çoğul kişi

 

Özne 1. ve 3. tekil kişi ve 1. ve 3 çoğul kişi ise yüklem 1. çoğul kişi olur.

Şiir etkinliğini ben ve Ali (o)             izledik.

                        Özne                           Yüklem

                        1. ve 3. Tekil kişi        1. Çoğul kişi

 

Özne 2. ve 3. tekil kişi ve 2. ve 3 çoğul kişi ise yüklem 2. çoğul kişi olur.

Sen ve Ayşe (o) bana yardım edebilirsiniz.

Özne                           Yüklem

2. ve 3. Tekil kişi        2. Çoğul kişi

 

“Ağaçlar yapraklarını döküyorlar.” Cümlesinin öznesi “ağaçlar” insan dışı bir varlık olduğu için, çoğul da olsa tekil yüklemle kullanılmalıdır. Cümlenin doğrusu şöyle olmalıdır:

Ağaçlar yapraklarını döküyor.

 

“Ahmet ve kardeşi gezmeye gitti.” cümlesinin öznesi “Ahmet ve kardeşi” iki kişiden oluşmuştur. Bu özne onlar zamiri ile anlatılır. Bu durumda cümlenin yüklemi de “onlar” ı karşılayan 3. çoğul kişi olmalıdır. Cümlenin doğrusu şöyle olmalıdır:

Ahmet ve kardeşi gezmeye gittiler.

 

“Sen ve Berkay dün nereye gitti?” cümlesinin öznesi 2. ve 3. tekil kişi olduğuna göre cümlenin yüklemi 2. çoğul kişi olmalıdır. Cümlenin doğrusu şöyle olmalıdır:

Sen ve Berkay dün nereye gittiniz?

 

Uyarı: Türkçe’de bazı özneler olumlu, bazı özneler ise olumsuz anlamlar verdiği için bu cümlelerin yüklemleri de özneye göre olumlu ya da olumsuz olması gerekir. Eğer özne “kimse, hiçbiri, hiç kimse” gibi kelimelerden oluşuyorsa yüklem olumsuz olmalıdır. Eğer özne “hepsi, herkes” gibi kelimelerden oluşuyorsa yüklem olumlu olmalıdır. Özellikle sıralı cümlelerde farklı yüklemlerin aynı özneye bağlanması durumunda özne-yüklem uyumsuzluğunun ortaya çıkabileceğini unutmamalıyız.

“Hiçbiri onun öldüğüne inanmıyor, hayret ediyordu.” cümlesinde “inanmayanlar” ve “hayret edenler” aynı kişiler fakat “hiçbiri” olumsuz bir özne olduğu için yüklemi de olumsuz çekimlendiği halde “hayret ediyordu” olumlu çekimlenmiştir. Dolayısıyla anlatım bozukluğu olmuştur. Cümlenin doğrusu şöyle olmalıdır:

Hiçbiri onun öldüğüne inanmıyor, herkes hayret ediyordu.

 

Herkes onu seviyor, üzmüyordu.

Herkes onu seviyor, kimse üzmüyordu.

 

Herkes sevinç içindeydi, üzülmüyordu.

Herkes sevinç içindeydi, kimse üzülmüyordu.

 

Özne-yüklem uyumsuzluğu - farklı yüklemlerin aynı özneye bağlanmasından kaynaklanan anlatım bozukluklarını bulup düzeltiniz.

Herkes ondan nefret ediyor, yüzünü görmek istemiyordu. 

 

Hiçbiri anlatılanlara inanmıyor, kendi fikrinden ısrar ediyordu.

 

Bu tür dergilerin sayısı azalıyor, okunmaz oluyor.

 

Ellerim çok üşüdüler.

 

Günler iyice uzuyorlar.

 

Güzellikler giderek kayboluyorlar.

 

Ordu düşmanın üzerine hücum ettiler.

 

İki işçi, yaklaşık iki saat çalıştılar.

 

Kuzular meleşmeye başladılar.

 

Bu iş yerini ben, öğretmen arkadaşım Ali açtı.

 

c) Nesne Eksikliği: Yüklemi geçişli eylem olan cümlelerde nesne bulunmalıdır, bulunmazsa cümledeki başka bir öge, nesne gibi görünerek anlatım bozukluğuna yol açar.

“Kızına sarıldı, doyasıya öptü.” cümlesinde “Kimi öptü?” sorusunun yanıtı yoktur. “Kızına” dolaylı tümleci, nesne gibi görünerek anlatım bozukluğuna yol açmıştır. Cümlenin doğrusu şu şekilde olmalıdır:

“Kızına sarıldı, onu doyasıya öptü.”

 

Buna ancak öğretmen karar verir ve uygular.

Buna ancak öğretmen karar verir ve bunu uygular.

 

Kadına her fırsatta bağırıyor, sürekli aşağılıyordu.

Kadına her fırsatta bağırıyor, kadını sürekli aşağılıyordu.

 

Çocuğun gözlerindeki yaşı silip, yerine oturttu.

Çocuğun gözlerindeki yaşı silip, çocuğu yerine oturttu.

 

Nesne eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluklarını bulup düzeltiniz.

Bu konuda öğrenciler aralarında anlaşıp karar verecekler ve uygulayacaklar.

 

Söylenenlere hemen inanıyor ve her yerde savunuyordu.

 

Kendisine bütün sınıf adına teşekkür eder ve tebrik ederim.

 

Onlara niçin bu kadar yardım ediyor ve destekliyorsun?

 

Büyüklere gereken saygıyı göstermeli, incitmemeliyiz.

 

Bize yardım edeceklerine inanıyor ve bekliyoruz.

 

d) Dolaylı Tümleç Eksikliği: Her cümlede dolaylı tümleç olmayabilir; ancak kimi cümlelerde dolaylı tümleç kullanılmaması cümledeki başka bir sözcüğün dolaylı tümleç gibi anlaşılmasına yol açarak anlatım bozukluğuna neden olur.

“Nazlı kardeşini çok sever, sık sık armağanlar alırdı.” cümlesinde “Kime armağanlar alırdı?” sorusunun yanıtı (dolaylı tümleç) yoktur. Cümlenin nesnesi (kardeşini) dolaylı tümleç gibi görünerek anlatım bozukluğuna yol açmıştır. Cümlenin doğrusu şöyle olmalıdır:

“Nazlı kardeşini çok sever, ona sık sık armağanlar alırdı.”

 

Alanya’yı çok sevmişti, dönmeyi düşünmüyordu.

Alanya’yı çok sevmişti, Alanya’dan dönmeyi düşünmüyordu.

 

Beni hiçbir zaman unutmadı, her zaman mektup yazdı.

Beni hiçbir zaman unutmadı, her zaman bana mektup yazdı.

 

 

Sana her konuda güveniyor ve yardım bekliyoruz.

Sana her konuda güveniyor ve senden yardım bekliyoruz.

 

Dolaylı tümleç  eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluklarını bulup düzeltiniz.

 

Kayaya yaklaşıyor muyuz, yoksa uzaklaşıyor muyuz?

 

Öğrencileri, teşvik etmeli, yüreklendirmeli, destek olmalıyız.

 

Olanları böyle değerlendirmek, bu gözle bakmak gerekir.

 

Öğrencileri rahat edecekleri odalara yerleştirmiş, bütün imkânları sağlamıştı.

 

Duvarları kirletmek, yazı yazmak kesinlikle yasaktır.

 

e) Zarf Tümleci Eksikliği: Her cümlede zarf tümleci olmayabilir; ancak kimi cümlelerde zarf tümlecinin kullanılmayışı kapalılığa yol açarak anlatım bozukluğuna neden olur.

Her zaman senin yanındayım, seni yalnız bırakmayacağım.

Her zaman senin yanındayım, hiçbir zaman seni yalnız bırakmayacağım.

 

Hiçbir zaman kendini düşünmedi, ailesinin mutluluğu için çalıştı.

Hiçbir zaman kendini düşünmedi, her zaman ailesinin mutluluğu için çalıştı.

 

f) Edat Tümleci Eksikliği: Her cümlede edat tümleci olmayabilir; ancak kimi cümlelerde edat tümlecinin kullanılmayışı kapalılığa yol açarak anlatım bozukluğuna neden olur

“Eşimi çok severim; her konuda çok iyi anlaşırız.” Cümlesinde kiminle çok iyi anlaşıldığı belirtilmeyerek, bir anlam belirsizliği ortaya çıkmıştır. Cümlenin doğrusu şöyle olmalıdır:

“Eşimi çok severim; onunla her konuda çok iyi anlaşırız.”

 

Akşamları kitapçıya uğrar, saatlerce sohbet ederdi.

Akşamları kitapçıya uğrar, saatlerce onunla sohbet ederdi.

 

Arkadaşımın babası geldi, bir süre sohbet ettik.

Arkadaşımın babası geldi, bir süre onunla sohbet ettik.

 

Bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi, nasıl başa çıktı?

Bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi, bu güçlüklerle nasıl başa çıktı?

13. Ek Fiil Eksikliğinden Kaynaklanan Anlatım Bozuklukları: Sıralı isim cümlelerinde ek fiilin kullanılmaması anlatım bozukluğu oluşturur.

            “Bakışları güzel; ama dostça değildi.” cümlesinde “değildi” ek eylemi ortak kullanılmış ve birinci cümleye “Bakışları güzel değildi.” anlamı vermiştir. Bu durumda birinci cümlenin yüklemine de bir ek eylem eklemek gerekir. Cümlenin doğrusu şöyle olmalıdır:

“Bakışları güzeldi; ama dostça değildi.”

 

Murat çok şişman, boyu da uzun değildi.

Murat çok şişman, boyu da uzun değildi.

 

O yaşlı şair geleneklere bağlı, ama yeniliklere kapalı değildi.

O yaşlı şair geleneklere bağlıydı, ama yeniliklere kapalı değildi.

 

Hava açık; ama sıcak değildi.

Hava açık; ama sıcak değildi.

   


Bu not 174 defa okundu. 0 yorum yapıldı.

Yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen ;)



Anket

Sitemizi değerlendiriniz..
Çok iyi
İyi
Orta
Kötü
Anket Sonuçları

Üye çıkışı yapmak istediğinize emin misiniz?

Evet Eminim